1 Kasım’da yürürlüğe girmesi planlanan ÖTV artışları, akaryakıt fiyatlarında yeni bir zam dalgasını başlatma potansiyeli taşıyor. Motorin için 3,60 TL, benzin için ise yaklaşık 4,15 TL’lik vergi kaynaklı bir fiyat artışı söz konusu. Ancak asıl risk sadece vergilerle sınırlı değil.
Döviz kurlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’da yeniden tırmanabilecek çatışma riski, akaryakıt fiyatlarını çok daha yüksek seviyelere çıkarabilir.
Sözcü yazarı ve ekonomist Mahmut Aydoğmuş, kasım ayında akaryakıt fiyatlarını üç önemli tehlikenin beklediğine vurgu yaparak, “Vergi artışı kesinleşirse ilk etkisini pompa fiyatlarında göreceğiz. Ancak döviz kuru ve Brent petrolün seyri bu artışı çok daha büyük bir maliyete dönüştürebilir” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

MOTORİNDE 3,60 TL, BENZİNDE 4,15 TL ZAM BEKLENİYOR
Aydoğmuş, 1 Kasım’da uygulanması beklenen ÖTV artışlarının doğrudan pompa fiyatlarına yansıyacağını belirterek şu hesaplamayı yaptı:
“Motorinde şu anda litre başına 6 TL olarak uygulanan ÖTV, 1 Kasım itibarıyla 9 TL’ye yükselecek. Bu durum 3 TL’lik bir vergi artışı anlamına geliyor. Yüzde 20 KDV eklenince motorinin litre fiyatına yansıması ise 3,60 TL olacak.”
95 oktan benzinde ise mevcut durumda 8,90 TL olan ÖTV’nin 12,36 TL’ye çıkması bekleniyor. Aradaki fark olan 3,46 TL’nin KDV dahil yaklaşık 4,15 TL zam anlamına geldiği ifade ediliyor.
Aydoğmuş ayrıca bu artışların yalnızca otomobil sahiplerini etkilemeyeceğini; taşımacılıktan tarıma kadar birçok sektörde maliyet baskısı oluşturacağını da vurguladı.
DOLARDA YENİ DÖNEM: KASIM SONU İÇİN 50,71 TL SENARYOSU
Akaryakıt fiyatlarını etkileyen ikinci faktör döviz kuru olarak öne çıkıyor.
Bloomberg’in 14 Ekim tarihli haberine göre Türk lirasının değer kaybının hızlanabileceğine dair yorumlar gündeme geldi.
Aydoğmuş döviz kurlarındaki dalgalanmaya dikkat çekerek şunları söyledi:
“Yılın ilk dokuz ayında dolar kurundaki aylık ortalama artış yaklaşık yüzde 1,65 oldu. Ekim ayının bitmesine dört gün kala bu oran yüzde 1,75’e ulaştı. Mevcut eğilim aylık artışın yüzde 1,80’i aşabileceğini gösteriyor.”
Eğer bu eğilim kasım ayında da devam ederse dolar kurunun ay sonuna doğru 50,71 TL seviyesine ulaşması mümkün görünüyor. Bu elbette bir senaryo ama kurdaki yükselişin akaryakıt fiyatları üzerinde önemli bir maliyet unsuru olduğu açık.”
Türkiye’nin petrol ihtiyacının büyük kısmını ithalatla karşıladığını hatırlatan Aydoğmuş, Brent petrol fiyatında herhangi bir değişim olmasa bile döviz kurundaki yükselişin akaryakıt fiyatlarını yukarı çekeceğini belirtti.
“Mevcut varsayımlar altında kur kaynaklı ilave maliyetin litre başına yaklaşık 2,50 TL’ye (ithalde KDV dahil) ulaşabileceğini hesaplıyoruz. Yani uluslararası petrol fiyatı sabit kalsa bile kur nedeniyle yeni zamlarla karşılaşabiliriz.”
BÜYÜK TEHLİKE: BRENT PETROLDEKİ ARTILAR
Aydoğmuş’a göre akaryakıt fiyatları açısından en büyük belirsizlik Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerden kaynaklanıyor.
ABD’deki ara seçimlerin ardından İran ile İsrail ve ABD arasında gerilimin yeniden tırmanabileceği senaryoların enerji piyasaları açısından yakından izlenmesi gerektiğini ifade eden Aydoğmuş şu değerlendirmeyi yaptı:
“Petrol piyasasında iki ayrı fiyatlandırmayı birbirinden ayırmalıyız. Ekranlarda gördüğümüz Brent petrol fiyatı en yakın vadeli kontratın değeri iken fiziksel piyasalardaki spot fiyatlar ise yaklaşık 125 dolar seviyesinde.”
Ayrıca geçtiğimiz hafta New York Times’da yer alan ve uluslararası basında geniş yankı uyandıran haber dikkat çekici: ABD ara seçimlerinin ardından İran merkezli yeni askeri çatışma ihtimali mevcut. Bu durum da petrol arzının etkilenmesi ve ortaya çıkan yeni risklerle birlikte Brent vadeli fiyatlarının 120 doları aşması olası hale geliyor. Böyle bir gelişme Türkiye için ciddi bir enerji maliyeti şoku anlamına gelebilir.”
Aydoğmuş bu senaryonun kesinleşmiş bir gelişme olmadığını belirtirken petrol fiyatlarında belirleyici unsurun savaş ihtimalinden ziyade olası çatışmanın üretim ve sevkiyat üzerindeki etkisi olacağını vurguladı.
“KASIM AYINDA ÜÇLÜ ZAM BASKISI VAR”
Vergi artırımları, kur dalgalanmaları ve petrol fiyatlarının aynı dönemde yukarı yönlü baskı yapmasının ciddi bir risk oluşturduğunu dile getiren Aydoğmuş değerlendirmesini şöyle tamamladı:
“Kasım ayına üç ayrı riskle giriyoruz. Birincisi; 1 Kasım’daki ÖTV artışı. İkincisi; Türk lirasındaki değer kaybının hızlanma ihtimali. Üçüncüsü ve belki de en önemlisi Orta Doğu’da yeniden tırmanabilecek savaşın petrol üzerindeki etkisi.”
Sadece vergi ve kur kaynaklı hesaplamalar bile motorinde yaklaşık olarak 6 TL; benzinde ise toplamda yaklaşık olarak 6,55 TL düzeyinde bir zam baskısı yaratabilir. Eğer buna Brent petrolündeki yükseliş de eklenirse tablo çok daha kötüleşebilir.
Akaryakıta gelen her zam yalnızca depoyu dolduran vatandaşı etkilemiyor; nakliye maliyetlerinden market raflarına kadar birçok alanda ekonomik etkilere yol açıyor.
Buna bağlı olarak kasım ayında mesele yalnızca benzin ve motorin fiyatları değil; enerji maliyetleri üzerinden enflasyonun tekrar baskı altına girmesi riskiyle karşı karşıyayız.”
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.